psikolojiye giriş
PSIKOLOJININ ALANI
A. PSIKOLOJININ KONUSU
Kavram olarak psikoloji psyhce ve logos kelimelerinden olusmustur. Ruh bilimi anlamina gelir
Psikoloji organizmanin davranislarini inceleyen pozitif bir bilimdir. Pozitif bir bilim olmasinin nedeni deney ve gözlem yapilabilir olmasidir.
Psikolojinin konusu organizmanin hem kedisiyle hemde çevresiyle iliskilerini, davranisini incelemek ve sartlara göre degisimini incelemek gözlemektir.
Davranislarin incelenmesinde uyarici durumu ile organizmanin durumu birlikte degerlendirilir. Bu degerlendirme sonucunda davranis organizmanin iç ve dis uyaricilara karsi gösterdigi tepkiler bütünüdür. Davranislar gözlenebilen (yürüme, konusma …) ve gözlenemeyen ( hayal, düsünme …) diye ikiye ayrilir.
B. PSIKOLOJIDE YAKLASIMLAR
Genel olarak psikolojideki yaklasimlarin, psikolojik olaylarin farkli yönlerini dikkate alarak ve belirli yönlerini öne çikararak degerlendirdiklerini görüyoruz.
1. Yapisalci Yaklasim (Strüktüralizm)
Yapisalcilara göre psikoloji zihnin yapisini incelemelidir. Buradan hareketle psikolojik olaylarda bilinci öne çikarir ve zihin yapisinin anlasilabilmesi için içebakis yönteminin psikolojide kullanilmasini savunur.
2. Davranisci Yaklasim (Bihevyorizm)
Davranisçi yaklasima göre psikolojinin konusunu gözlemlenebilir davranislar olmalidir. Buda deney ve gözlemle mümkündür.
Bireylerin uyaricilara karsi gösterdikleri davranislarin (U – T) iliskisinde gerçeklestigini ve bu davranislarin deney ve gözlem yoluyla incelenmesinin daha bilimsel (nesnel) sonuçlar verecegini savunur.
3. Islevsel Yaklasim (Fonksiyonalizm)
Davranislarin çevreye uyumunu esas alir ve uyum saglayici davranislari faydali oldugunu savunurlar.. Bu yaklasimda davranislarin ne ise yaradigi önemlidir. Buradan hareketle zihin nedir den ziyade zihin ne içindir sorusu ile ilgilenirler.
4 . Psikanalitik Yaklasim (Psikanalizm)
Bu görüse göre insan dogustan cinsellik ve saldirganlik iç güdülerine sahiptir.
S. Freud'un temsilciligini yaptigi bu yaklasimda bilinçalti esas ögedir. Daha çok küçük yaslarda olmak üzere, toplumda hos karsilanmayan arzular birey tarafindan bilinçaltina atilir.
Buna göre bilinçalti, çevreden bastirilmis istekler alanidir. Bu alan bir takim psikolojik rahatsizligin da kaynagidir. Sözü edilen rahatsizligin giderilmesi, bilinçaltina bastirilmis isteklerin bilinç düzeyine çikarilmasiyla olacaktir.
5. Bütüncü Yaklasim (Gestalt)
Insan yasantisi, davranislariyla birlikte ögelerine ayrilamaz bir bütündür. Bütün ise, parçalarin toplamindan apayri bir ahenk ortaya koyar. Buna göre yasantilar kendi bütünlügü içinde incelenmelidir.
6. Hümanist Yaklasim (Hümanizm)
Bu yaklasimi benimseyenler insani merkez almislardir. Insan gelisme gücünü kendisinden alir, çevrenin etkisiz oldugunu savunur. Ayni zamanda Insanin duygusal yanini öne çikaran ve davranislarini buna göre yorumlayan bir yaklasimdir. Insani insan yapan, duygulari, hisleri, ümit ve beklentileri önemlidir.
Bireyin davranislarini anlayabilmek için, onun iç yasantisini bilmek gerekir. Bunun yolu da, çevresine onun bakis açisindan bakmayi (empati) gerektirir. Yani yöntem olarak içe bakisi kullanirlar.
7. Bilissel Yaklasim
J. Piaget'in temsilciligini yaptigi bilissel yaklasim, insanin zihinsel etkinliklerine önem verir. Düsünme, kavrama, yorumlama davranislara yön veren önemli unsurlardir. Davranislar uyarici tepki bagina indirgenerek incelenemez. Bu yaklasimin amaci, zihinsel süreçlerin nasil örgütlendigini, çalistigini açiklayan deneyler yapmaktir.
8. Biyolojik Yaklasim
Davranislarin nedeninin ancak bireyin biyolojik yapisinin incelenmesiyle bulunabilecegini avunan görüstür.
Davranislar, biyolojik yapi olan beynin bir fonksiyonu olarak ortaya çikarlar. Ayrica salgi bezleri ve hormon düzenlerinden etkilenirler. Buna göre davranislarda biyolojik ögeler dikkate alinmalidir.
C. PSIKOLOJININ ALT DALLARI
1. Egitim Psikolojisi
Egitim ve ögretimin gerçeklestirilmesinde, psikolojinin bulgularindan yararlanilmasini konu edinir. Amaci egitim kalitesini arttirmak ve bu noktada bireye yardimci olmaktir.
2. Endüstri Psikolojisi
Hangi ortamda isveriminin arttigini, çalisanlarin hangi sartlarda daha verimli olabileceklerini arastiran psikolojinin alt dalidir.
3. Klinik Psikolojisi
Ruh sagligini yitirmis olan bireylerin psikolojik tedavisini konu edinir. Davranislardaki aksamalarin nedenini arastirir ve bu amaçla çesitli testlerden psikolojik tekniklerden (psikoterapi ) yararlanir.
4. Sosyal Psikolojisi
Bireyin grup içindeki davranislarini ve toplumsal çevreden etkilenmesini konu edinir. Örnegin moda, kamuoyu, propangada sosyal psikolojinin inceleme alanina girer.
5. Danismanlik Psikolojisi
Bireylerin normal sinirlar içerisinde kalan toplumsal yasantida karsilastiklari aile geçimsizligi, arkadas uyumsuzlugu gibi problemlerin anlasilmasinda yardimci olmayi amaçlayan psikoloji dalidir.
6. Gelisim Psikolojisi
Bireyin dogumundan baslayip ölümüne kadar devam eden, yaslara bagli olarak geçirdigi, zihinsel, bedensel, devinsel, duygusal vb. gelisme evrelerini inceleyen,psikolojinin alt dalidir.
7. Deneysel Psikoloji
Psikolojinin temel konularini olusturan ögrenme, algi, motivasyon, unutma vb. konularin sebep - sonuç iliskisinde deneysel olarak incelenmesini saglar.
8. Psikometrik Psikoloji
Davranisin ölçülmesi ve degerlendirilmesine iliskin ölçme araçlarinin gelistirilmesi,istatistik tekniklerinin psikolojiye uygulanmasi gibi konularla ilgilenen, psikolojinin alt dalidir.
Psikolojinin alt dallarindan bazilarinin uygulama yönü vardir. Bunlar,“uygulamali alanlar” olarak nitelendirilir. Uygulama yönü olmayanlar arastirma düzeyinde kalir. Bunlar da “deneysel alanlar” olarak gruplanabilmektedir.
D. PSIKOLOJININ YÖNTEMLERI
Psikolojinin konularini incelemek için takip ettigi arastirma yollarina psikolojinin yöntemleri denir.
1 . Gözlem
Davranislarin olusumunu herhangi bir dis etki sonucu veya hiçbir müdahale yapmadan izlemektir.
a. Dogal gözlem : Bireylerin davranislarinin dogal ortamda izlenmesidir. Örnegin caddeden geçerken intihar eden birisini gözlemlemek.
b. Sistematik gözlem : Bireylerin davranislarinin belli yönlendirmeler yapilarak, belirli amaçlar dogrultusunda izlenmesidir. Kurallarin ve sartlarin daha önceden arastirmaci tarafindan olusturuldugu gözlem türüdür.
2. Deney
Deney yönteminde, davranislar neden - sonuç iliskisinde incelenir.
Bir deneyde iki degisken vardir.
* Bagimsiz degisken : Deneyde etkisi incelenen degiskendir.
* Bagimli degisken : Yapilan deneyin sonucudur.
Degiskenleri bir örnek üzerinde söyle açiklayabiliriz. Uykusuzluk is verimini azaltir hipotezinin denendigi bir deneyde ‘'uykusuzluk'' bagimsiz degiskendir, is verimi ise bagimli degiskendir.
Deney düzeneginde her yönden eslenmis bireylerden olusan iki grup alinir. Gruplardan biri bagimsiz degiskenin (etkisi arastirilan faktörün) uygulandigi deney grubudur. Diger gruba bagimsiz degisken uygulanmadigindan o grup kontrol grubunu, olusturur.
3. Biyografi ve Olay Incelemesi
Bireyin bu günkü davranis ve yasantilarinin anlasilabilmesi için geçmis yasantilarinin incelenmesi biyografi yöntemini olusturur. Birey üzerinde önemli etkide bulunmus geçmisteki bir olayin belirlenerek incelemeye alinmasi da olay inceleme yöntemini olusturur. Özellikle akil hastanelerindeki hastalarin ve hapishanelerdeki mahkumlarin incelenmesinde kullanilan bir yöntemdir.
4. Görüsme (Mülâkat)
Bu yöntem bireyle soru - cevap seklinde yüzyüze konusmaya dayanir. Bu konusma esnasinda birey taninmaya çalisilir.
5. Test
Bireylerdeki zekâ, ilgi, kisilik, gibi özelliklerin belirlenmesine yönelik ölçme araçlarinin kullanilmasidir.
6. Istatistik
Bu teknik diger arastirma tekniklerinden elde edilen bilgilerin sayilarla ifade edilmesine ve yorumlanmasina dayanir. Böylece arastirma bulgularinin nesnel olarak ifade edilebilmesi saglanir.
7. Korelasyon
Iki degisken arasindaki iliski miktarini sayisal degerlerle belirlemeyi saglayan istatistik teknigidir. Korelasyonda bu degerler -1... 0 veya 0... +1 arasindadir. Iki degisken arasindaki iliski 0'a yakin çiktigi durumlarda iliski miktari düsüktür. -1 ve +1'e yakin oldugu durumlarda ise iliski miktari yüksektir. Ancak -1... 0 arasinda çikan iliski negatif iliskiyi gösterir. 0... +1 arasinda çikan iliski ise pozitif iliskiyi gösterir. Buna göre:
Deneme sayisi ile hata miktari arasinda negatif korelasyon vardir ve koreyasyon -1'e yakindir.
Zekâ düzeyi ile ögrenme düzeyi arasinda pozitif korelasyon vardir ve korelasyon +1'e yakindir.
Not: iki degisken arasinda hiçbir iliski yoksa korelasyon 0 dir. Örnegin uzun boyluluk ile güzel konusmak arasinda hiçbir iliski yoktur. Yani korelasyon sifirdir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır